4 Haziran 2020 Perşembe

Korona Günlerinde Gebelik, Birazcık 'Kadın'a Dair ve Hayattan Yakalamaya Çalıştıklarım

Merhaba,

İşte yine burdayım yazmanın ruhuma hep şifa olduğunu biliyorum. Diğer blogumda okuyucu ve takipçi sayım çok daha fazlaydı ama o artık miadını doldurmuştu ve burdan devam etmek istedim. Hayatta bir şekilde insanlarla yollarımız yazı yoluyla kesişecekse zaten olacak. Yazmak önce kendim için, her şeyden önce bana aitti çünkü. Bu blog ise yeni, ferah ve mavi... Diğerinin adı masal kahramanı ile ilgiliydi bu da 'mavi' hayatımın seyrine göre isimlenmiş farkında olmadan aslında... Umarım bu mavi hayatımda çok ama çok ferah olur :)

Gebeliğimin artık 24. haftasına girdim yani son trimestera geçiyorum artık yavaş yavaş. Bir önceki yazıda yaptığım gibi bu dönemde yaşanılanları sınıflandırmalar yapan bir yazı daha yazmak istiyorum ama ona biraz daha var inşallah. Şimdilik gerçekten de 2. trimesterin keyifli bir dönem olduğunu söyleyebilirim. Cidden enerji düzeyi yüksek ve özellikle sonuna doğru bebeği hissetmeye başlayınca onun içerde seninle, senin canından bir parça olduğunu idrak etmek ve onun orda oluşundan keyif almak artıyor. Bu ara sırt ağrılarım ve bel ağrım biraz arttı bu da özellikle sabahları yataktan kalkarken hissettiriyor kendini ve su içme ve çiş molası için gece uykusu bölünmeleri de oldukça revaçta diyebilirim.  Beden ağırlaşıyor ağırlık merkezi değişiyor ve omurganız buna biraz tepki veriyor. Bu dönem özellikle çok su içmem gerekiyor doktorum da uyardı ve ihmal ettiğim bir şeyi biraz da altını çizerek hatırlattı.💪💧 Artık hayırlısıyla son döneme giriyorum biraz daha kendime ve bebeğe dikkat etmek, izlemek, bilgi yatırımı yapmak için çabalamak istiyorum. Bazen anı kaçırıyorum ve tadını çıkaramıyorum diye üzülüyorum da.  Bu dönemde en büyük destekçilerimden biri; sürekli beni kontrol eden nazımı çeken arkadaşım chi ve yine bana en iyi hissettiren şeylerden biri de en yakın arkadaşlarımdan birinin de hamile olması. Böylelikle duygularıma tercüman olan biri daha var. Elimden geldiğince bir şeyler yapıyorum ama zihin bazen geçmişte ya da fazlasıyla gelecekte takılıyor, onu tutup kolundan şu an'a getirmek gerekebiliyor.  
Canımıniçi ve kelimenin tam karşılığıyla canımın taa içi bebeğim inşallah sağlıkla büyüsün ve sağlıkla gelsin diye duam. 

Bir yandan da ben bu dönemi aşırı özelleştirmedim sanırım. Hem denk geldiği dönemde evlere kapanmak zorunda oluşumuzdan sosyal paylaşım ve sohbetler azaldığı için hem de yine pandemi döneminde sanırım aşırı kaygılanmamak bebeğe de yansıtmamak için. Elbette eşsiz ve biricik bir dönem olduğunun ve herkesin deneyiminin de kendine özel ve biricik olduğunun farkındayım ama anneliğin zaten doğası ve içgüdüsü oldukça kıymetli ve kutsal bunu ekstra pohpohlamak ve köpürtmek biraz abartılı geliyor bana ve maalesef herkesin de dürüst olduğunu, samimi olduğunu düşünmüyorum.  Hiç mi bunalan off diyen anne yok hiç mi arada düşmeyen, yorulmayan, bıkmayan insan yok? İnsanlar bu kutsanmışlık içinde 'kötü, yanlış, eksik' damgası yememek için mücadele ediyorlar ve saklanıyorlar gibi geliyor. Ama insanlık ve doğal olan neyse odur.
Hatta bunun kadınlar üzerinde baskı oluşturan ve bazen kadının kadına yaptığı bir nevi şiddet olduğunu düşünüyorum. Nasıl mı? Anne olanın anne olmayana yüklenmesi gibi. Sosyal medyada bir çok örneğini gördüm ne yazık ki!  Toplum baskısı da cabası! Sizin mahreminizi futursuzca eleştirebilen insanlar var. Bunu kendinde rahatlıkla hak görerek. 'Bebek istemiyor musun? Yaşın geçiyor, daha neyi bekliyorsun, adamı sevmesen de çocuk yap garantin olsun, tek çocuk olmaz kardeş yap' vb....(örnekler bitmez). Bu sorular ve el-alem ne der  hiç bitmiyor galiba çünkü hayatının her döneminde bir şekilde karışma haddini görebiliyorlar kendilerinde. İşin acısı da ne kadar iyi niyetli olunursa olsun bu sorularla birinin kalbindeki yaranın dağlanıp dağlanmadığını bilemezler. Çocuk yap çocuk yap diye ısrar ettiğiniz kadın belki her ay elindeki test çubuğuna bakarak ağlıyor çok istiyor ama size, 'olmuyor, deniyoruz' demek yerine daha erken ya da düşünmüyoruz diyor çünkü alanına giriyorsunuz çünkü müdahale ediyorsunuz çünkü psikolojik şiddete maruz bırakıyorsunuz...
Doğuranın doğurmayanı hor görmesi, bunu bir üstünlük sayıp kendini yüceltmesi doğru mu? 
Kaldı ki bunların aksine anne olmak istememek de bir tercihtir ve kimseye yargılanma hakkı vermez. 

Ben bazı farkındalıklar yaşayıp gayri ihtiyari bile olsa insanlara bu tarz anlamlara mahal verecek şeyler söylememeye çalışarak disipline ediyorum kendimi çünkü bazıları cidden laf olsun diye söylenen şeyler belki ama hiç de gerek yok.

Benim inancım, Allahın size bahsetmiş olduğu bu güzel emaneti korumanız ve kollamanız gerektiği bu sizi başkasından daha üstün, becerikli ya da kıymetli yapar mı? Bilmiyorum. Dediğim gibi Allah size bunu lütfetmiş ne güzel ama bu başka bir kadını kırmak için sihirli bir değnek vermez elinize. Kaldı ki annelik sadece kan bağı değil bazen de can bağıdır ve ben buna yürekten inanıyorum. Allah hamilelere sağlıkla bebeklerini kucaklamak ve büyütmek, bebek isteyenlere de bunu yaşamak nasip etsin diyor konuyu daha da uzatmıyorum. 

Hamilelere verilen idari izin kapsamında evdeyim ve bunun için şükür ve minnet doluyum.💓 Allah dışarda olan herkese kolaylık versin. Normalleşme sürecine girildi ancak insanlar bir anda her şey bitmiş psikolojisinde hareket ediyorlar bu ilerle daha büyük sorunlara yol açabilir o nedenle elim biraz yüreğimde. Tam ülkece alnımızın akıyla çıktık derken bir avm gezmek ya da dışarda yemek uğruna sevdiklerimizi ve kendimizi riske atmamak lazım. Ben de çok ama çok özledim biraz daha özgür olmayı hatta en basitinden markete gidebilmeyi ama sabırılı olmak lazım diye düşünüyorum.  

Evde olmak hem iyi hem de bazen verimsiz çünkü hayat biraz rutine biniyor. Yemek yap akşam yemeğini planla en büyük sorunsalım mesela :) Bu yüzden günün içine güzel pırıltılar eklemek istiyorum bunun üzerine biraz çalışmalıyım. TV ya da bilgisayar karşısında saatler akıp geçebiliyor. O okumak istenilen kitap bir türlü ele alınamıyor mesela. İnsan her gün de enerjik ve motive olamıyor tabi ki hele ki kanınızda ciddi miktarda hormon dolaşarak ve ruh halinizde hızlı dalgalanmalar yaratabiliyorken. Söz uçar yazı kalır demişler o zaman burdan kendime not her haftanı minicik de olsa anlamlı hale getirecek bir şey yap. 😇Mesela bir adım atıp bir tane online eğitim almayı planlıyorum. 

Sağlıcakla ve sevgilerle






2 yorum: