zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2020 Pazartesi

Bayram geldi geçiyor, bebiş iyice büyüyor ve bu sefer de avokadolarla karşınızdayım

Merhaba,

Son yazdığım yazıdan bu yana atıp tuttuğum onu yemiyeceğim bunu yemeyeceğim artistliğim biraz söndü hatta süngüm oldukça düştü çünkü bayram ve ailelerle mesafeli de olsa görüşme derken yediklerimi pek de takip edemedim. Sanırım çok fazla etmek de istemedim çünkü zaten hamileliği dört duvar arasında geçirirken bir de üzerine yemek baskısı olunca tahammül de bir yere kadar gidebiliyor. Yine de çok şükür dengelemelerle idare edebilmeyi başardım. Yani umarım :)

Bayram da geldi ve geçti bile işte bugün son günü. Zaman gerçekten hemen akıp gidiyor. Bayram ziyaretleri açık havada ve bahçeli evlerde gerçekleştirildi. Abimleri uzun zamandır görmemiştim onlarla bahçede buluştuk. Yine ailenin büyük ve kardeş üyeleri ile bol bol bahçede hasbihal ettik bayram kahvaltısı yaptık. Hata kayınvalidemle bile aylar aylar sonra ilk kez karşılıklı oturup sohbet edebildik çünkü yine bahçedeydik. Buna da çok çok şükür tabii ki. Ama maalesef tatile gidenleri ve korona bitmiş gibi davrananları gördükçe hem içim ürperiyor hem de ciddi şekilde endişe ediyorum. Olan sadece umursamaz insanlara olsa yine neyse diyeceğim ama bu insanlar başkalarını enfekte edebileceklerini hiç düşünmüyorlar belli ki. Allaha emanetiz ne diyelim. Bitsin gitsin artık şu virüs de psikolojik baskılarından, histerilerden bir beraat edelim istiyorum. Dışarı çıktıysam eve gelince temizlik süreci, dışarda oturmak zorundaysam tedirginliğimin bin beş yüz kat artması, eve alınan her şeyin dezenfekte edilmesi ahh ahh bir de üstüne haberlere filan maruz kaldıysam maazallah... 
Herkes sağlıklı olsun da buna da şükür.

Bir yandan bitkiye, yeşile ve saksıya dikilecek her türlü malzemeyi gözüme kestirmeye devam ediyorum. Aşağıda görülenler avokado çekirdeğinden çıkan/çıkmaya çalışan fideler🌱 Bir tanesi daha yumurta şekilli, diğeri ise yuvarlak. Her ne kadar yaprak veren çekirdeği daha önce suya koydumsa da diğeri de oldukça inatçı çıktı bir türlü filizlenmedi ama yakındır. Sabrın sonu selamet.  Şimdiden söylemekte fayda var ki bunları toprağa ekince meyve vermeyecek zira aşılama gerekiyormuş ama ben bu halini bile çok sevdiğim için benim için yeşerip büyümesi yeterli. Avokadonun çekirdeği üzerindeki kabuğu soyup çekirdeğin yarısına gelecek kadar suya koymak ve suya tamamen düşmemesi için kürdanlarla sabitlemek ve beklemek kadar basit bir formülü var. Güneş alan bir yerde olursa sanırım daha hızlı sonuç veriyor. 
Bakması bile bana keyif veriyor açıkcası. Çocuklarla da yapılabilecek kolay ve eğlenceli bir faaliyet. Hem bir şeyin gelişmesini izlemek ve sabretmek hem de sonuçlarına keyiflenmek için. :) Küçük olan filizlenebilirse, onu da eşimin oğlu için takip ediyoruz her geldiğinde suyunu kontrol ediyor. Bu da onun için keyifli bir şey haline geliyordur umarım. 
Nanelerde ise haberler aynı, benim dikmiş olduğum kendini sarmaşık sanıyor öyle bir garip uzadı ama başka kök çıkarmadı :)🌿




İçimdeki minnak da büyüyor çok şükür. Artık kocaman bir insanım nerdeyse doğuma gideceğim halen kendimi aynada görünce idrak edemiyorum göbeğimin büyüklüğünü ve şaşırıyorum.  Hamilelik kafası gerçekten çok iyi.  Zaten bir olayı hatırlamak ya da kafa karışıklığı, beyin bunalıklığı haline alışılıyor ve normalleşiyor bir de üzerine sıcaklar ve kilolar eklenince beden ve zihin tam bir karmaşa haline girip sapıtıyor. 
Artık son haftalara girdim sayılır. Bu sabah bel ve sırt ağrım, ağırlaşan ve büyüyen karnım sebebiyle uyku sorunum ve sırt üstü yatmamak gerekliliği zorlamaya başladı bile. Saolsun ablam bir hamile yastığı vermişti ama o da ayrı bir delilik hali yaratıyor ve yatarken seni ele geçirmeye çalışıyor resmen. Ondan da tam verim alabilmiş değilim. Bu ara yapabildiğim tek şey bebeğe bir iki kıyafet alıp ablamın da verdikleri ile birlikte yıkamak, ütülemek ve yerleştirmek oldu ama daha da yapmam gerekenler var elbette.  Ben maalesef liste ya da bir düzen takip etmediğimden hastane çantası gereklilikleri ile devam etmeyi planlıyorum şimdilik. Bir de çok tavsiye edilen gümüş kapak diye bir aparat aldım emzirme dönemi için umarım parasını hakkedecek bir üründür dahası umarım vaadlerini gerçekleştirir.

Bu arada anımız olsun inşallah ilerde de gülümseyerek bakalım diye bir kaç poz hamile fotoğrafı çektik. Elbette evde kendi imkanlarımız ile ablamın profesyonel objektifinden. Bebiş doğunca o telaşla ya da ordaki imkanlarla fotoğraf çekme şansımız olursa o pozlarla da birlikte, onun için keyifli bir albüm yapmak ve hatta bazılarını duvarlarımıza asmak istiyorum. Bakalım dedim ya hamilelik kafası ne yapacağım belli olmaz.

Bu o özenilmiş fotolardan olmasa da tshirt üzerindeki minik yumurta resmini sevdiğim için hoşuma giden bir fotoğrafım :) tam da gözleme mi yesem yoksa poğaça mı kafasındayken :) (Bknz. büyük konuşmamak lazımmış referans önceki yazı)


Benden haberler bir ordan bir burdan karışık hallerde böyle ve mide yanmam had safhada :)

Birde bu dönem için dolunay ve dilekler şifalar güzellikler deniliyor hepsi üzerimize yağsın keyifli, mutlu, ve hep sağlıklı günlere ulaşalım inşallah :)



27 Haziran 2020 Cumartesi

Güneşli Cumartesi-Aylardan Sonra

Bugün hava ne güzel ve ben balkonda tatlı tatlı oturup blogla ilgilenmenin keyfini yaşıyorum. Karnım iyice büyümeye başladı, artık dışardan görenlerin şüpheye yer vermeyeceği kadar hamile gözüküyorum :) Dün neredeyse ilk kez ailem dışında biriyle sosyalleşerek dışarı çıktım. Maskelerimizi taktık ve açık havada benim gibi hamile olan arkadaşımla sohbet ettik. Hatta bir hovardalık yapıp kafeinsiz soğuk kahvelerimizi de elimize aldık.  Açık hava biraz yeşillik nasıl iyi geldi anlatamam. Akşam eşim bile dışarı çıkmak senin moralini ne kadar yükseltmiş çok daha enerjiksin dedi. Maşallah J Normalleşmek halen biraz korkutucu olmakla beraber tedbirli olmayı elden bırakmamak lazım. Sebze meyveyi sabunlama, durulama, kurutma ve kaldırma ritüelini biraz olsun gevşettim buna hem mecalim olmuyor hem de sabunlamak fikri de çok doğru gelmiyor artık. Yine mümkünse biraz dışarda bekletme ve sirkeli su işine geri dönüp kabuklu olanları soyarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Ambalajlı olan şeyler de ise yine biraz sabunlama işine giriyorum ne yalan söyleyeyim. 'Hypo clean' adı verilen bir cihaz aldık su ve tuz karışımını elektroliz ile ayırarak bir tür temiz içerikli dezenfektan yapıyor. Bu aleti de hijyen sağladığını düşündüğümüz şekilde damacanaya ya da bazı ambalaj ve sebzelere kullanıyoruz.

 

Geçen hafta yaklaşık üç ay aradan sonra ilk kez kafamı dışarı uzattım sayılır. Kardeşim İzmir’de yaşıyor ne kendisi ne de eşi iş yerine gitmiyor yani evden çalışıyorlar. Evleri insan kalabalığından uzak ve tek katlı bu nedenle benim için rahat ve korunma açısından uygun oldu. Bir kaç gün sahilde yürüyüş yaptım ve denize uzun uzun baktım. Mavi, derin, ferah ve huzurluydu. Karnımı severek denizi ve bana hissettirdiklerini anlattım.

 

Uzun zaman sonra eşimin oğlu ilk kez tekrar bize geldi. Pandemi döneminin başından beri görüşemiyorduk daha sonra da o burada değildi derken ancak dün görüşüp alma fırsatımız oldu. Beraber vakit geçirdik sohbet ettik. Bu döneme hazırlanmak için bize destek olan pedagog ile de görüştük ve onun tavsiyelerini de almayı ihmal etmedik. Özellikle bebek haberini vermek için destek alarak gitmenin en iyisi olduğuna karar vermiştik. İnşallah güzel, sağlıklı bir bağlanma yaşayabiliriz hep birlikte J

 

Bu ara özellikle kardeşimin yanındayken lor peyniri ve salatalık domates ile yapılan salatayı yer oldum diyebilirim. Kardeşim eşi çingene pilavı diyor adına bence de gayet keyifli bir öğün oluyor. Tadı yerinde bir lor peyniri ile tavsiye edilir. Birde sebze yemekleri yapmaya daha çok özen göstermem lazım ve ekmek ve şekerden uzak durmam. Şekerle çok aramız yok gerçi, çok düşkün değilimdir. Buna rağmen şeker değerim biraz sınırda çıktı bu da beni daha da dikkatli olmaya yönlendirdi.  Disiplinli olacağım diye saat tutarak yemek yemek ve diyetisyenin verdiği menüye uymak biraz sinir bozucu çünkü o liste çok manalı değil bence 4 yemek kaşığı makarna 8 yemek kaşığı kıymalı sebze yemeği...  Yani bu değerler ve kısıtlar beni azıcık geriyor ve bazı yemekler için hesaplaması da zor oluyor.  Bencileyin daha çok sebze daha az ekmek ve abartısız meyve ile düzenlenebilir ama bu dönemde kafana göre hareket etmek de zor açıkçası tek sorumlu  olduğun kendi vücudun olmadığı için. Bu yüzden en azından kendim kontrol edebileceğim şeyleri biraz daha düzenli hale getirmeye çalışacağım daha fazla hareket etmek gibi.

 

Normal de çok düşkünü olmasam da herhalde evde olmaktan ve kahve fikrinin keyfi çağrıştırmasından arada canım kahve içmek istiyor çok sık olmasa da bir fincan yapıyorum J Bazen de böyle minik bir panda ile  karşılaşıyorum o da kahveden çok daha fazla keyif veriyor bana, tıpkı kokusunun tadından daha güzel olduğunu düşünmem gibi.


 

Benden şimdilik bu kadar. Aslında aklımda başka bir yazı vardı ama demek ki onun biraz daha vakti var. Okumaya çalıştığım kitaplar da var bitince inşallah yazarım.

 

Ergenlikteki günlük yazılarının sonu günü hoşçakal blog 😌


Sevgiler