Merhaba,
2020 nin 5. Ayının ortasına geldik sayılır zaman hızla ve fütursuzca akıyor. Evde olmaya alıştım ve hiç bir zaman da şikayet etmedim. Ev benim için huzur ve yuva. Muhakkak yapılacak bir şeyler oluyor zaten; çiçeklerimle ilgilenmek ,evi süpürmek, yemek yapmak, hatta arada TV izlemek bile girdi artık hayat rutinime. Her gün haldır haldır işe gidip çalışırken nasıl yetişiyormuşum acaba ya da daha da önemlisi Allah’ın izniyle bebiş geldikten sonra nasıl yetişeceğim.
Evde olmak ruhumla kendimle olmak gerçekten iyi geldi bana. Elbette zor zamanlarım oldu hem de oldukça fazla ama bunun karantina ya da evde tıkılı kalmakla doğrudan alakası olmadı hiç. Nedense önemli gün ve haftalarda hep bir ağlama nöbetleri tesadüf etti 23 Nisanda da anneler günüde de pek mutlu ve cıvıl cıvıl değildim ve yine ağlamamın sebebinin o günün anlam ve ehemmiyeti ile doğrudan ilgisi yoktu.
Son yazımdan bu yana sonunda yap bozu bitirebildim. Ilginçtir ki o yapbozu alalı belki bir yıldan fazla oldu ama ama hiç yapmayı düşünmemiştim. Alırken ilerde yapar, bitirir, çocuk odasına asarız diye geçmişti içimden ama aylarca elimi bile sürmedim, içimden gelmedi yapmak. Kısmet bu dönemeymiş. Böylelikle bebişe kendi ellerimle yaptığım ilk hediyem bu olacak inşallah.
Bu ara online derslerimin de bir kısmını tamamladım biraz daha kitap da okuyabilirsem ballı kaymaklı olacak.
Hamileliği yarıladım hatta yarısından birazcık fazlasını geride bıraktım çok şükür. En son detaylı ultrasona girdiğim doktor randevumdan sonra minik minik yazmak geldi içimden bu serüvene dair şimdiye kadar yaşadıklarımı.
İlk 3 Ay (ilk trimester): Bu dönem benim için; hamileliği idrak etmek, heyecanlanmak ve ilk ayı da farkında olmadan geçirmiş olduğum için o dönemde yanlış bir şey yapmış mıydım diye düşünmekle geçti aslında.
Sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissediyordum ki bu da beni ilk günlerde acaba hamile miyim diye düşündüren bir işaretti aslında. Karnım baya şişti ancak tabi ki bunun bebekle hiç bir ilgisi yoktu daha sonra bunun da gayet normal olduğu şişkinliğin aslında ödem ve gazdan kaynaklandığını ve hamileliğin ilk döneminde çok sık yaşandığını okudum ve öğrendim. Doktorum da aynı şeyi teyit etti. Bu dönem yemeği biraz da fazla kaçırmaktan korktuğum ve hamilelik süresi ve sonrasında bebeğime de kendime de risk yüklememek adına fazla kilo alımını kontrol etmek için diyetisyen desteği almaya başladım. Ki hayatım boyunca yapmadığım ve pek de inanmadığım bir şeydi. Ben bu konuda biraz Karatay diyeti biraz Dr. Ayşegül Çoruhlu izinden devam edenlerdim. Ki şunu ciddi ciddi düşünüyorum ki bence Ayşegül Çoruhlu’nun önerdiği beslenme düzeni beni ve vücudumu disipline etti ve hamile kalmama da yardımcı etkisi oldu. Ancak hamilelikte kafama göre takılmaktansa en azından kilo alım hızımı bir uzman gözüyle takip etmek iyi olur diye düşündüm.
Çok şükür öyle yemek yiyemeyecek derece de mide bulantısı ve kusma olmadı ancak kokulara karşı inanılmaz hassasiyetim vardı. Evde tespit edemediğim bir koku eve girer girmez öğürmeme sebep oluyordu bu nedenle kısa bir süre pek mutfak kapısından içeri giremedim. Kokunun sebebini tespit edemedik ama bir sürü yol denedik sonunda Allahtan benim hassasiyetim azaldı ve pandemi dönemiyle de naz niyaz kalmadı mecburen başımın çaresine bakmak için vücut bir şekilde yendi sanırım.
Regl ağrısına benzer kasık ağrılarım vardı ve bu özellikle ilk haftalar beni biraz korkutuyordu hatta bir kere yataktan kalkamayacak kadar şiddetli olup bir 10 dakika sürdü tam doktoru aramaya karar vermiştim ki geçti ve rahatladım ama korktum. Çünkü hep kritik dönem denilen bu aylarda sürekli diken üstünde oluyor insan. Yine bu ilk aylarda baş ağrılarım ve daha öncesinde de olan burun kanamalarım oldu ve bitti. İkisi de şimdilik devam etmiyor çok şükür.
İlk dönemde iki tane hamilelik kitabı aldım. Bunlardan biri Dr. Banu Çiftçi’nin, ‘ Hamilelik ve Doğum’ kitabı diğeri ise sanırım yılların klasiği ‘Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler’ kitabı. İkisi de gayet güzel kitaplar. Özellikle ikinci bahsettiğim kitap endişelerimi gidermek konusunda beni oldukça rahatlattı diyebilirim. Zaten dediğim gibi bu dönemde pandeminin ortaya çıkması da tüm düzen ve planları değiştirdi. Hatta hamileliği ön planda yaşamamama neden oldu ilk zamanlar kaygıdan uyuyamadığım da oluyordu sanırım bu nedenle beyin ve hormonlar bir nevi savunma mekanizması da oluşturarak bir şekilde denge sağlamaya çalışıyorlar. O yüzden pandeminin çıkışıyla başka bir yola girmiş olduk ve bu da benim hamilelik macerama denk geldi J
İkinci 3 ay (İkinci trimester): aslında bu hesaplar ay üzerinden değil hafta üzerinden yapılıyor ancak benim için bahsi böyle daha kolay olacak. Çok şükür bu dönem içinde bulunduğum zamanlar. Bu dönem için ‘hamileliğin balayı’ diyenler var. Çünkü bir çok semptom gerçekten de geride kalıyor. Benim içinse karnımın büyüdüğünü hissetmeye başladığım ve bel ve sırt ağrılarının ortaya çıktığı bir dönem oldu yine de çok şükür çok çok zorlamıyor. Bu haftalarda en büyük sıkıntım kıyafetler olmaya başladı zira artık karnımı sıkıştırıyorlar. Evde sürekli bol pijama ile bir şekilde idare ediyorum ancak ihtiyaçlarım oluyor değişine vücudum için. Malum bu dönem alış veriş yapmak AVM ye gitmek kolay değil. Zaten bencileyin akıl karı da değil. Yani marketi doktoru eczaneyi elbette anlıyorum ama AVM ye gitmek bana halen oldukça manasız ve riskli geliyor. Aylardır evdeyiz ve bir şekilde kendimizi ve etrafımızdakileri korumaya çalışıyoruz bu çabanın hızlı bir şekilde yok olması ve boşa çıkması endişesini taşımıyor değilim L. Allaha emanetiz artık.
Uyumak biraz sıkıntı olmaya başladı yatış şekli hem biraz zor hem de dönerken bazen canımı acıtıyor bu nedenle ablamdan daha önce hamileliğinde kullanmış olduğu hamilelik yastığını aldım. Aman Yarabbi o da ayrı bir heyhuleymiş J pek rahat edemedim ama bakalım belki birbirimize alışabiliriz henüz deneme aşamasındayız. Bir de bu dönemde başlayan ve acı dolu olan başka bir husus bağırsak hareketlerinin azalması ki bu da aslında göründüğünden biraz daha zormuş. Bu konuda imdadıma kuru incir ve kayısı ve erik kompostası yetişti. Buzlukta geçen yıldan kalan kırmızı erikleri sadece su ile kaynattım ve posasını da her sabah yemeğe başladım. Bin şükür ki işe yaradı. Bu muhabbeti daha uzatmadan devam eden bu sürecin ve bu güzel dönemin bana hissettirdiklerini ilerleyen günlerde de inşallah yazarım J Çok şükür
Şimdilik sevgiler ve selamlar.✨