Biraz önce aylar aylar önce yazdığım bir yazıyı yayınladım. Demek ki ancak kendimi buna hazır hissetmişim.
Mayalı bir hamur gibi molekül molekül sindirmeyi, yavaş yavaş olgunlaşmayı, zamanla büyümeyi öğreniyorum belkide. Gerçi öğrenmenin sonu yok, büyümenin de. Hatta "olmak" diye bir kavram da yok aslında.
Dün bütün gün baygın gibiydim ve bu sadece ruh halimin yansıması da değildi. İçim yavaş yavaş geçiyor, ılık ılık uykulu bir hale teslim oluyordum. Biraz uzanmak üzere, sağlık hizmetlerine başvurunca bir yarım saat sonra tansiyona bakmayı akıl edebildik :) Zaten sakin sakin takılan tansiyonum artık kabul edilebilir sınırlarında altında seyrediyordu ki gördüğüm kadarıyla bu da minik bir panik yarattı. Doktor; "ayran içirin hadi" diyordu hafif telaşlı bir sesle. Ayaklarımı kaldırdılar ve bir süre sonra beni evi göndermeye karar verdiler.
Bugünse ben vücudumu dinledim ve neye mal olacağına tam emin olmayarak evde dinlenmeye karar verdim :) Alışmadık kafada dinlenme ancak donla ile bünye ilişkisindeki korelasyon kadar işte :)
Önce güzel bir kahvaltı yapayım dedim ,
sonra yaa dur etrafı mı toplasam,
yaa saçmalama azıcık dinlen,
en iyisi kitap okumak,
biraz da yazı yazsam tadıdan yenmez,
hava güzelse biraz yürüyeyim mi?
bir kaç evrak işi var ona bakarım iyi oldu,
ayy devlet dairesine gidilecekti hazır boşken randevu alsaydım....
Kafam yoğun ve haylice yorgun. Yukarıda yazdığım günlük işler ve istekler ise işin bahanesi aslında. Ruhum kötü yapılmış bir meyve salatası gibi bir meyvenin tadı bozuk olduğundan hepsinin tadını değiştirmiş. İşin kötüsü bazıları ziyan olmasın diye eklenmiş ve tadı iyi olabilecek olan meyvelerin de tadını bozmuş. Zihnim ise yıllardır kutuda duran ve birbirine düğüm olmuş ziynet eşyalarının zincirleri gibi. Kutuyu açınca varlıklarını hatırlayıp çok mutlu oluyorum ve fakat onları alıp boyunuma geçirmeden önce düğümleri tek tek çözmeyi gözüm almadığından tekrar karmakarışık koyuyorum yerine.
İşin aslı mis gibi meyveleri, çürümüş olanlar yüzünden güzelim kolyeleri de düğümlerle uğraşamayınca feda ediyorum.
ve böylece zaman yine akıp gidiyor ellerimden ve ben yukarıdaki başlığı soruyorum her baktığım yere; affedersiniz kafamı burada mı unutmuşum?
:) Sevgiler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Bugünlerde herkes evde olmaktan şikayetçiyken ben pek de mızmızlanmıyorum zira evcimen bir insanım kendi kendimle vakit geçirmeyi severim. ...
-
Merhaba, Yavaş, sakin, bir o kadar da farklı ilerleyen bir dönem içindeyim. Bunun adı evlilik. Keyifli, huzurlu ve iyi hissettiğim bir yer...
-
Merhaba, Hamilelik yazılarınına bir ara verip gündemin getirdiklerine dair bir mola vermeye karar verdim. Neden mi çünkü bu ülkede ve dünya...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder