19 Mart 2020 Perşembe

merhaba diyerek...

Uzun zaman oldu yazmayalı halbuki yeni yıl hedeflerimden biri de, en azından ayda bir yazı yazmaktı. Çünkü yazmanın ruhuma ne kadar iyi geldiğini biliyorum. Aslında belli ki tam da bu yüzden yazma isteği şu günlerde daha da gün yüzüne çıktı.

Anlatılacak pek çok şey var; dertleşilecek, gülümsenecek ancak gündemimiz her şeyi bir anda geride bıraktı. Günlük rutinimizi, günlük dertlerimizi allak bullak etti. Durdurdu, düşündürdü, kaygılandırdı.

Bir taraftan tarihe şahitlik ettiğimizin farkında olup bir şeyler yazmak istiyorum bir taraftan çok çok özel bir dönemi de es geçmemek istesem de yeteri kadar hakkını veremiyorum gibi hissediyorum. Bu nedenle ikisini de tek bir alanda toplayıp yazmak istedim.

Uzun zaman oldu buralarda gezip, başka hayatların penceresinden bakmayalı. İlk yaptığım şey uzun zamandır blog yazan Handan'ın yazılarını okumak oldu. Burada instagram gibi etiket durumu var mı bilemiyorum bu konuda çok iyiyim diyemem :) ama 'metebilge.blogpot.com' ve bir kaç tane daha farklı blogun yazarı kendisi.

Sonra yavaş yavaş daha önce takip ettiğim tüm bloglara göz gezdirmeye başladım daha önce açtığım blogum 'masalkahramanidegilsinki.blogspot.com' dan takip ettiğim kişileri okudum ve bu gerçekten de iyi geldi.

Şu dönemde bence gerçekten ihtiyacımız olan şey; birbirimizi anlamak, dinlemek, empati kurmak, bencillikten uzak olup tüm insanlığı düşünerek davranmak. Bu virüsün tüm insanlığa verdiği dersler var. Dünyayı gerçekten hor kullandık kaynakları tükettik. Doğaya saygı duymadık. Hayvanları koruyamadık onlara gereken saygıyı gösteremedik. Çocuklar ah çocuklar çok fazla acı gördüler son yıllarda ve bir arkadaşımın söylediği gibi tüm dünya virüsten kırılırken virüsün çocuklara zarar vermiyor olması da başka bir mesaj bence de.

Nazım Hikmet'in bir şiirine rastladım sosyal medyada ve umut doldum 'Mesaj' adındaki şiiri bu vesileyle okumanızı tavsiye ederim.

Bugünlerde evde kalma imkanım olduğu için bunu anlamlı biçimde değerlendirmeye çalışıyorum. Kendime bir liste yapmıştım ancak listenin birçok kalemini uygulayamadım tabi. Daha ziyade yemek yapmak ve temizlik yapmak, evdeki çamaşırları 60' de yıkamak bulaşıkları ise 70' de yıkamak gibi  alışkanlıklar edindim. Sürekli el yıkamak ve kolonyalamak da rutin haline geldi. Tek dileğim sağlık ve huzur çünkü bunlardan öte zenginlik ve mutluluk olmadığını yine yeniden görüyoruz.

Şimdilik imkanım olursa, lego yapmak, boyama yapmak (baya baya çocuk gibi boyama faaliyeti :)) ve  yapboza başlamak gibi normalde yapmadığım şeyleri yapmak istiyorum. Çocukken legom yoktu, nedenini bilmiyorum belki erkek çocuklara özgü diye düşünülüyordu. Yetişkinliğimde ise bu açığı kapatmak için hayli bekledim şimdi tam sırası :)
😇

Görüşmek dileğiyle, sağlıcakla


4 yorum:

  1. Ne güzel senden bir ses duymak :)

    Boyama yapmayı hep çok sevmişimdir. Hatta annem bana daha bu mandalalar falan çıkmadan çook önce, evlendiğim sene boyama kitabı alıp da yollamıştı, hâlâ ara ara çıkartır boyarım onu :)

    YanıtlaSil
  2. :) teşekkür ederim.
    ben de aynı şekilde eski dostlarımı görmüş gibi oldum yorumu görünce.

    zor zamanlardan geçiyoruz ruha iyi gelecek her türlü şeye ihtiyacımız var boyama da bunlardan biri bence de. Eski usul boyama kitabı da en masum ve keyiflisi.

    YanıtlaSil
  3. Selam.
    Bir şey sorucam, "izle butonu" olsa bizde yazılarını takip etsek...ya da kararın ile mi yok bilemiyorum o yüzden sormak istedim...

    YanıtlaSil