17 Ağustos 2020 Pazartesi

Hormonlar vs ben :)

Son iki gündür içim, kafam, ruhum bir tünelin bir kavanozun içinde sıkışmış gibi hissediyordum. Tünelin sonunda ışık olduğunu kavanozun kapağının açık olduğunu bilsem de aklım ruhum dinlemiyordu. Hafta sonu iki günde yataktan ağlayarak çıktım. Artık fizyolojik, psikolojik her türlü alanda biraz yenilmişlik duygusu tüm kalelerimin tersanelerimin yıkıldığı bir bunaltı hissi. Pandemi dönemi ve pandeminin etkileri, halen poposunda kurt var gibi gezen insanların kendi canlarından ziyade başkalarını attıkları risk, bu sürecin yaşlı, hasta, hamile ve diğer insanlara etkisi, bu düşüncesizler yüzünden dört duvar içinde nerdeyse hapis hayatı yaşamak, uyuyamamak, yürümekte zorlanmak, fiziksel manevra güçlüğü ve içinden hiç bir şey yapma isteği gelmemesi birleşimi beni o ruh haline soktu sanıyorum.

Kendi kendini yatıştırabilen ve çoğunlukla kendine sarılabilen bir insanım ama sanırım hormonların da etkisi ve doğumun da yaklaşmasının verdiği duygu değişimiyle başa çıkmakta biraz zorlandım. Cumartesi akşamı artık çaresiz kalan eşimin de önerisiyle annemlere gittik yemeğe bahçede oturduk biraz açık hava iyi geldi ama yine de içimdeki bulantı tam geçmemişti. Dün sabah yine tadsız uyandım ama gün içinde biraz eşimle iletişimde olmak biraz da arabayla da olsa dışarıda gezmek iyi geldi sanırım. akşam bir nebze ferah biraz daha geniş ve huzurlu hissettim bin şükür. Yine de cafelerde tıklım tıkış insanları görünce içimden saydırmadım değil! Herkese yasak gelsin evde kalsınlar bir tek hasta, yaşlı ve hamilelere izin verilsin çünkü bunların sorumsuzlukları yüzünden biz eve kapanmak zorunda kalıyoruz diye düşündüm ne yalan söyleyim.Bencillikse bencillik :(  Evet öfkeliyim dediğim gibi belki hormonlar belki de 5 aylık kapalı kalma durumu sonrası yaşadığım kırılma ama virüs ve etkilerini hiçe saymak başkalarının hakkına girmek beni sinirlendiriyor.

Hamilelik dönemini şaşalı, pohpohlu, sosyal iletişimli geçirmeyi bırakın görece yalnız her işime kendim koşan ve hatta naz yapmayı geçtim canım çekse bile içimde o hissi yok ederek geçirdim. Ama olsundu sağlıklı olmak her şeyden önemliydi. Şimdi belki de bu yüzden elime terliği alıp kovalamak istiyorum herkesi.

Her ne kadar hormonlar tüm bedenimi ele geçirip bir de duygularımla bir top gibi zıplata zıplata oynasalar da şununda farkındayım ki doğum yaklaştıkça daha bir heyecanlı biraz gergin ve sanırım daha da endişeli oldum. Bunların hepsi normal kabul ediliyormuş ama bir de şeker baskısı ve tansiyonun sınırda olması elimi kolumu iyice bağladı. İnsan hani çok bunaldığında bir tatlı ister ya canı ben onun kararını bile verirken vicdan, suçluluk ve hüzün halinde olduğumdan bu fizyolojik sıkıntılar da psikolojime pek yardımcı olmadı diyelim yine de şükür daha zorunu yaşayanlar var diyorum ve gönlümden geçen yapabileceğimin en iyisini yapmak elbette. Rabbim yardımcımız olsun :)

Şimdi kalkıp şekerimi ölçüp öğle yemeği yemeliyim sonra bu hafta içinde bazı şeyleri tamamlamalıyım ki yavaş yavaş hastane çantasını oluşturayım. Artık işin eğlenceli kısmından bahsetmek istiyorum. Oğlıuşun ve benim kıyafetlerimiz yıkanıp hazırlanacak, bez vs konulacak. Bir de can arkadaşımdan gelecek olan hediye "bez keseler" de adı yazacak inşallah.

Hmm birde bu dönem bana iyi gelen ve ihtiyacım olan şeyleri yazacağım bir yazı da inşallah.

Yemek yapmak ve sıcakta ayakta durmak biraz zorlaştı o nedenle destek ve önüme konan hazır yemeğin duacısı, minnettarı oluyorum. Şimdi gidip biraz enerji depolayım.

öpüjükler



5 yorum:

  1. Sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin Rabbim...

    YanıtlaSil
  2. tüm duygularını bi deftere yazabilirsin, minik doğunca da ilk duygularınla devam edersin. sonrasında onun gelişimi ve ilkleriyle dolu bi defter olur ve ileride yavruna armağan edersin. bunu hazırlamak sana iyi gelecektir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel fikir teşekkürler.
      Ona özel bir defter olması hoş olur, azıcık geç kaldım sanırım ama neden olmasın :)

      Sil
  3. hormonlar bu tarz duygu ve düşünceleri etkiliyor, kolaylıklar diliyorum :)

    YanıtlaSil